Dünya Ekonomik Forumu, robotların 2022 yılına kadar 75 milyon işi ortadan kaldıracağını tahmin ediyor. Ancak elenen mesleklerin yanında 58 milyon net kazanç sağlayacak 133 milyon yeni işin ortaya çıkacağı da bu tahminlere ekleniyor.

Gelecek bize ne getirirse getirsin, iş dünyasında otomasyon kavramı beklenenden çok daha yakına geldi bile. Kâr ve büyüme odaklı kuruluşlar da maliyeti düşürmek için teknolojinin verdiği her imkanı kullanmaya hazır. Yani günümüzün iş dünyasında bu kavram bir tahminden çok daha ötesi; bir gerçeklik halini alıyor.

Yapay zekanın kuralları yeniden yazacağı alanlardan biri de işe alım süreci. Yapay zeka destekli Robot Vera telefonla 5 dakika içinde 120 iş mülakatını gerçekleştirebiliyor. Bununla beraber Robot Vera; PepsiCo, L’Oreal ve Ikea gibi 300’den fazla müşteriye sahip.

Bu alandaki yapay zeka desteğinin ana fikrini basitçe özetleyelim: İlk etapta yapılan yapay zeka destekli uygulamalar, tekrarlanabilir görevleri otomatikleştirebiliyor ve karar verme sürecini optimize etmek için insanlara yardım ediyor.

Yani mevcut durumda yapay zeka üst düzey profesyonel yöneticilerin ve geleneksel insan kaynakları sürecinin yerini tamamen almayacak. Sadece tekrarlanabilir iş süreçlerinin akışını hızlandırmak ve daha pürüzsüz bir süreç yaratmak için gerekli ortamı sağlayacak. Hatırlatmakta fayda var, bir bilgisayarın bilgiyi bir alandan diğerine aktarabileceği ve bu sayede genel insan zekasını taklit edebildiği “General AI” adı verilen kavram 1970’ten beri geliştirilmeye ve kullanılmaya devam eden bir çalışmadır.

Yapay zeka şu an bir işletmenin en çok ihtiyaç duyduğu ve kurum kültürüne uyum sağlayabilecek doğru insanı bir işe alım uzmanı kadar iyi seçemeyecektir. Ancak resepsiyonist, inşaat işçisi ya da çağrı merkezi çalışanları gibi yüksek sirkülasyona sahip iş kollarındaki adayları seçme konusunda harika işler çıkarıyor. Robot Vera’nın ekibinin de çözüm sağlamak istediği ilk alanlar bu tarz iş kollarından oluşuyor.

Bu alanda, adaylar normal şartlar altında bir iç veritabanından seçilir ve sonradan mülakat için günde ortalama 50 aramayla işveren tarafından gerçekleştirilir. Ancak harcanan efor, işveren için düşük değerli bir işe alım için gerçekleştirilir. Bununla beraber sürecin içinde, reddetme, cevaplama, kabul etme ya da çağrı yapma gibi unsurlar da bulunur. Yapay zeka sayesinde bu süreç çok daha düşük maliyet ve yüksek verimle gerçekleşebiliyor.

Örneğe bakalım: Ulusal bir kuaför salonu, salonları için stilistleri işe almak için sorunlar yaşıyordu. 300 kişinin olduğu bir veritabanına sahiplerdi ve bu veritabanının içinden kişilere çalışmak isteyip istemedikleri sorulacaktı. Yapay zeka, normal şartlar altında 1.5 saatin üzerinde süren bu görevi etkileyici bir şekilde gerçekleştirdi. Sonuçlara bakalım:

  • 32 kişi işle ilgilendiğini söyledi.
  • 18 kişi şu an için bu işle ilgilenmediğini söyledi.
  • 1 kişi teklif edilen pozisyonu anlayamadı ve telefonu kapattı.
  • 84 kişi telefonu açtı ancak yanıt vermeden kapattı.
  • 132 kişi sesli mesaj özelliği olduğu için telefonu açamadı.
  • 13 kişi kullanılamaz numaraya sahipti ve Vera ile konuşamadı.
  • Kalan kişiler iş teklifini reddetti.

Aslında çok basit bir kod sistemine sahip olan Vera, kuruluşun zamanını ve harcayacağı paradan kurtardı. Bu doğrultuda Vera’nın verilen yanıtları hızlı bir şekilde anlayabildiğini ve CRM veritabanını zenginleştirirken, çağrıyı da başarılı bir sonuca götürebildiğini çıkarabiliriz.

Özet

İşe alım sürecinde yapay zekanın kendine ait bir yeri olduğunu söyleyebiliriz. Ancak mevcut şartlar altında pazarın üst ucuna konumlanmadığı açıktır. Bu durum teknoloji geliştikçe de değişebilir. 

Her şekilde işe alımın içindeki mekanik unsurların bazılarını almak endüstri için büyük faydalara sahip.

Total
0
Shares