Akıllı Şehri Doğru Anlamak | İnfoloji

Akıllı Şehri Doğru Anlamak


Dünya nüfusunun yaklaşık üçte ikisinin 2050 yılında şehirlerde yaşayacağı düşünüldüğünde; metropollerdeki trafik sorununun yönetilemez hale geleceği, altyapı yetersizlikleriyle temizlik ve eğitimde zorluklar yaşanacağı, sağlık ve spor alanlarına olan talebin patlaması gibi sorunların ortaya çıkacağı öngörülmektedir.

Her biri bir ülke büyüklüğüne ulaşacak devasa şehirlerin öneminin artması ile şehir yaşamında toplumların davranışlarını düzenlemek ve fertlerin ihtiyaçlarını sağlıklı bir şekilde karşılamak için kanunlar, yönetmelikler ve uluslararası standartlar doğrultusunda çeşitli konulara dair yeni yaklaşımlar ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda ulaşım, enerji, su, sağlık, çevre ve güvenlik sorunlarına yönelik ekonomik, verimli, yaratıcı, aktif yurttaş katılımını sağlayan, ileri teknolojinin yardımıyla yaşam kalitesini her alanda arttırmayı hedefleyen yaklaşımlar benimsenmeye başlanmıştır. “Akıllı Şehir” kavramı da bu noktada gündeme gelmiştir.

Akıllı şehir konsepti; kent, ekonomi, ulaşım, enerji ve altyapı yönetiminden, çevre, su ve atık yönetimine, güvenlikten erişilebilirliğe ve bilgi erişimine kadar birçok konuyu içine almaktadır. Özellikle son yıllarda teknoloji alanında yaşanan değişimler, dijital altyapı ile şekillenen yaşam biçimini etkileyen şehirleri ortaya çıkarmıştır. 

Bugün dünyada akıllı şehir olarak nitelendirdiğimiz Barcelona, San Francisco, New York, Kopenhag, Seul gibi metropollere baktığımızda, nüfus artışıyla ortaya çıkan ihtiyaçlara, teknoloji ve şehir entegrasyonunun sağladığı uygulamalarla çözüm arandığı görülmektedir.

Şehirleri Akıllı Yapan, Sensörlerle Döşenmiş Şebeke Ağları,

Sürücüsüz Araçlar ve Veri Merkezleri Midir?

 

Akıllı şehir; akıllı sokak lambaları, akıllı otopark çözümleri, akıllı binalar veya genişletilmiş ağların altyapı sistemleriyle sınırlı değildir. Şehir için sunulan bu çözümlerin her biri akıllı proje olarak değerlendirilebilir fakat bunlar tek başına uygulandıklarında akıllı şehrin anlamını karşılayamamaktadırlar. Forst&Sullivan’a göre akıllı şehirler aşağıdaki görselde de yer alan 8 etmenden en az 5’inin sağlanması ile mümkün olmaktadır.

Forst&Sullivan

 

Akıllı Yönetim: Şehirlerde yaşayan insan sayısının artması ile şehir yönetimlerinin görevleri de zorlaşmaktadır. Neyin, ne zaman, nerede, kim tarafından ve nasıl yapılacağının önceden belirlenmesi hem teknolojik hem de yönetimsel açıdan ele alınarak sürecin her adımında Bilgi İletişim Teknolojilerinden (BİT) en rasyonel şekilde yararlanılmalıdır.

Akıllı Sağlık: Şehirlerde yerinde ve zamanında yapılması gereken acil müdahalelerde nüfus yoğunluğundan kaynaklı gecikmeler yaşanmaktadır. Ayrıca hastane kapasitesinin talepleri karşılayamaması, yoğun hayat temposunun getirdiği zamansızlık, bireyselleşmenin ön plana çıkması, bireylerin aldığı sağlık hizmetlerinde konfor arayışının artması gibi nedenler sağlık hizmetlerinde açık veri ve büyük veri ile sağlanacak bir sistemin oluşmasını gerekli kılmaktadır.

Akıllı Binalar: Akıllı Şehir etmenlerinden biri olan akıllı bina ve yaşam temasının, IDC (International Data Corporation) tarafından yayımlanan raporda 2014 yılında 147 milyar dolarlık bir iş hacmine sahip olduğu belirtildi. Bu rakamın 2020 yılında ise 220 milyar dolara ulaşması öngörülmektedir. Akıllı binalarda ortaya çıkan özelliklere baktığımızda; izleme, değerlendirme ve raporlama esasları üzerine kurulu bilgi işlem altyapısı, binada giriş çıkış işlemleri, enerji akımı ve tüketimi, sürekli görsel kayıt sistemi, yangın haber sistemi, binaya izinsiz girişlerin denetimi, enerji akışının sürekli denetimi, sıcaklık ve soğukluk sistemlerinin yönetimi gibi birbiriyle bağlantılı özellikler ön plana çıkmaktadır.

Akıllı Ulaşım: Günümüzde özellikle dijital dönüşümün ağ, veri ve içerik temelinde hızlı bir şekilde gerçekleşmesi bütün şehir sistemlerinin veri üretir ve veri kullanır hale gelmesini sağlamıştır. Şehir yönetimleri bütün unsurlarını büyük veri içinde sağladıkları veri setlerinden oluşturdukları modellemelerle ürettikleri süreçler üzerinden yönetmektedirler. Akıllı Ulaşım bu noktada şehir içinde var olan tüm ulaşım kapasitesini maksimum düzeyde kullanmayı sağlayacak çözümlerin üretilmesi ile gerçekleşmektedir. Bu durumda akıllı ulaşım yatırımlarının sadece ulaşım araçlarına değil, yeni tip otomobillere, otonom araçlara, mobil iletişim teknolojilerine ve mobil uygulamalara da yapılması gerekmektedir.

Akıllı Altyapı: Şehir altyapılarının etkin olmayan bir biçimde çalışması, daha fazla maliyet ve kaynak tüketimine neden olmaktadır. Bu noktada açık standartlar üzerine kurulu, iyileştirilmiş servis alanları ile desteklenmiş, ileri teknoloji ile optimize edilmiş, finans ve kaynak tasarrufu sağlayan çözümlerin sağlanması akıllı altyapıyı tanımlamaktadır.

Akıllı Teknoloji: Akıllı Şehir etmenlerinden biri olan akıllı teknoloji; şehirlerin ekonomik, sosyal ve çevresel sorunlarının, teknolojinin ve verinin kullanımıyla çözülmesini kapsamaktadır. Akıllı şehir uygulamalarında kullanılan teknolojik ögeler; bulut bilişim, büyük veri ve analitiği, mobil uygulamalar, nesnelerin interneti ve sosyal medya olarak görülmektedir.

Akıllı Enerji: Dünya, şehirlerin ihtiyaç duyduğu enerji üretiminin karşılanmasına ve toplumların tükettiği tabi kaynakların oluşumuna yönelik pek çok sorunla karşı karşıyadır.

Günümüzde şehircilik çalışmaları hava, su ve toprak kaynaklarından oluşan çevresel unsurlar göz önünde bulundurularak gerçekleştirilmektedir. Bu anlamda çevresel alanlar, şehir hizmetleri ve şehirden yararlanma hedeflerine, akıllı ve daha fazla sürdürülebilir şehir modellerinin dahil edilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu noktada akıllı enerji, enerjide sürdürülebilir yenilikçiliğin ifadesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Akıllı Vatandaş: Akıllı Şehir etmenlerinden bir diğeri olan “Akıllı Vatandaş” etmeni ile vatandaşların bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanma ve üretme becerilerinin geliştirilerek yaratıcılığı ve inovasyonu özendiren kapsayıcı bir toplum oluşturulması amaçlanmaktadır.

Dünyada Akıllı Şehir konsepti konusunda öne çıkmış şehirlerin bu etmenleri nasıl ve ne ölçüde kullandıklarına bakıldığında; birçok şehrin, akıllı şehir etmenlerini yaşam kalitesini tüm boyutlarıyla beraber iyileştirmeye yönelik bir araç olarak tanımladıklarını görebiliriz. Bu boyutların arasında çevre, enerji, ulaşım ve ekonomi diğerlerine göre bir adım öne çıkmaktadır. Avrupa’nın en yeşil şehirleri arasında yer alan Kopenhag, akıllı şehir vizyonunu ağırlıklı olarak çevre ve temiz enerji üzerine kurmuşken, Barcelona’nın akıllı şehir vizyonunda ise çevre dostu, yeniden doğallaştırılmış, kendi kendine yeten enerji ve sıfır emisyon kavramlarının yanı sıra üretkenlik kavramı da bulunmaktadır. Seul ise akıllı şehir konsepti ile daha verimli bir iletişim, ulaşım ve doğal kaynaklar kavramına dayalı yeni bir sürdürülebilir ekonomi modeli olmayı hedeflemektedir.

Yerel yönetimlerinizin akıllı şehir konseptine adapte olmasını sağlamak ve yenilikçi çözümlerle stratejik hedeflerinize ulaşmak amacıyla bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İnfoloji Yönetim Danışmanlığı

iletisim@infoloji.com